
'Fiziksel temas olmadan karşı tarafa sevgi beslemek, sevdiğini görmeden O'na aşık olduğunu hissetmek, aşkların en güzelidir' diye tanımlar ünlü filozof Platon 'aşk' kelimesini. 'Amor Platonicus', dilimize çevrilmiş haliyle 'platonik aşk'tır bu düşüncenin açılımı. Tek taraflı sevgidir bahsi geçen. Seversin, ama belli edemezsin.
Gelelim mevzuya; bu akşam Antalya Atatürk Stadı'nda oynanacak Antalyaspor-Beşiktaş maçının bilet fiyatları açıklandı 2 gün önce kırmızı beyazlı yönetim tarafından. Şampiyonluk maçı değil, kümede kalma maçı değil, hava günlük güneşlik değil, ve günlerden Cumartesi veya Pazar da değil. Fiyatlar; kale arkası 75, maraton 90, kapalı 110 TL. Yazıyla yetmişbeş, doksan, yüz on. Bu fiyatları kim neye göre belirliyor, inanın aklım almıyor artık. 3 arkadaş maraton tribünde aşık oldukları takımın atkısıyla bayrağıyla maç izlemek istese, 270 lirayı gözden çıkarmak zorunda bu durumda. Bunun açıklaması, 'futbol maçına gelmeyin, sevginizi evinizden gösterin, tuttuğunuz takımın oyuncularını kahvehane köşelerinde televizyondan izleyin' demektir sayın ahali. Futbolun işçi oyunu olduğunu, herşeyden önce bir 'oyun' olduğunu çaktırmadan unutturdunuz, eyvallah. Ama bu fiyatlar artık insafsızlıktır. 'Paran yoksa kızımı vermem' diyen hain baba zihniyetiyle, 'paran yoksa takımının maçını izleyemezsin' zihniyeti tamamen benzeşmektedir. Ve artık futbolsever, babasından alamadığı kızı uzaktan sevdiği gibi, platonik bir aşkla bağlı kalacaktır futbol sevdasına Platon misali.
Yapılacak tek şey, ücra köşelerde beste yapmaktır şu sözlere;
'Seni uzaktan sevmek
Aşkların en güzeli
Alıştım hasretine
Gel desen gelemem ki'


