
Tuttukları takımların peşinden yağmur çamur demeden deplasmana gidenler bilir. Gerek varılacak şehre veya semte girişte, gerek aynı bölgeden çıkışta, içinde bulunulan otobüsün taşlanarak camlarının kırılması kuvvetle muhtemeldir. Oldum olası anlamamışımdır otobüs taşlama olayını. Amaç özünde gözdağı vermektir, göz korkutmaktır, bölgeyi savunmaktır. Bölgeyi savunmak 50 metre öteden geçen insan dolu otobüsün camlarına taş atmakla oluyorsa, vay o bölgenin haline. Kaldı ki bugüne kadar otobüsü taşlandığı için maça giremeyen, camlar kırık olduğu için şehre girmeden dönen bir grup olmamıştır. Oraya kadar giden grup, eninde sonunda içeri girecektir. Bu noktadan bakınca daha da anlamsızlaşıyor 50 metre ötedeki otobüse taş fırlatmak. Zamanında kırık camlı otobüsle kendi şehrine dönmüş biri olarak şunu söyleyebilirim ki, üstüne para verseler en son yapacağım şeydir otobüs taşlamak. Çünkü bilirim o buz gibi havada perdelerden pankartlardan yorgan yaratmaya çalışarak dönmenin ne demek olduğunu. Herşeye rağmen 'insan'dır karşımdaki. Camı geçtim, maksat içindeki insanı yaralamaksa, durum daha vahim demektir. Konu dağılmasın, amaç insanlık veya taraftarlık dersi vermek değil burada elbette. Gece denk geldiğim bir haber bunları yazmaya zorladı beni. 'Dünya Kupası eleme maçı için Mısır'a giden Cezayir Milli Takımı'nı havaalanından otele taşıyan otobüs, ev sahibi ekibin fanatik taraftarlarınca Cairo'da taşlandı' şeklinde bir haber bu. Taş atılmasına polisin de 'kasten' engel olmadığını söylemiş futbolcular ve şöyle demişler; '5 kiloluk kayaları 50 metreden fırlatamazsınız. Bunu yapmalarına izin verip seyrettiler. Utanç verici bir olay. Bizim sahamızdaki maçta onları çiçeklerle karşılamıştık.' Bu da olayın farklı boyutu. Taraftarı değil oyuncuları taşlamak. Otobüsü taşlanan oyuncu olduğunuzu düşünün, maç için sahaya korkarak mı çıkarsınız, yoksa daha da hırslanıp maça var gücünüzle mi asılırsınız? Birçok kişi ikinciyi tercih eder. Öyle ya da böyle, bu tarz olayların sadece ülkemizde olmadığına şahit olduk bu haberle birlikte. Dünyanın birçok bölgesinde yaşanan bu olaylar gösteriyor ki, insan veya otobüse taşlarla saldırmakla övünen ve bununla tatmin olan 'tanımsız' kitleler var her yerde. Toplumdaki sorunlar da burada başlıyor zaten. Camları taşlarla indirip, evine gidip rahatlıkla uyuyabilenler oldukça, uygarlaşma yolunda adım atmayı beklemek, bir hayal ürünü olmaktan öteye gidemez bu cihanda.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder