21 Temmuz 2009 Salı

Nostaljik Formalar




Farkındayım son zamanlarda çok fazla geçmişe özlem duyar oldum, her olayı eski yıllarla karşılaştırmaya başladım. Ancak öyle bir jenerasyona mensubuz ki, yeniliklere ayak uydurmaya çalıştıkça, eski güzelliklerden de bir türlü kopamıyoruz. Giderek daha da maddiyata dayanan dünyanın, maneviyatı elden bırakmamaya çalışan son temsilcileriyiz belki de. Malum futbolun en ölü sezonudur Haziran-Temmuz ayları. En fazla birkaç dostluk kupası, as oyuncuların oynamadığı sıradan hazırlık maçları süslüyor ekranları ve gazete sayfalarını. Haliyle çok istekli olmasak da göz atar dururuz bu maçlara. Geçtiğimiz hafta ekranda denk geldiğim Galatasaray-Leverkusen hazırlık maçı ise, yine eskiyle yeniyi karşılaştırmama vesile oldu. Futbolun artık bir oyun, bir spor olmaktan çıkıp, şirketleşen, endüstri akımına fazlasıyla kapılan bir sektör olduğunu zaten birkaç yıldır fazlasıyla gözlemliyoruz. Bu devran da, maddiyat olmadan, reklam geliri olmadan dönemez, bunun da farkındayız. Ancak ne zaman ki kameralar yakın çekime geçip Galatasaray'lı oyuncuların sırt kısımlarını detaylı görme fırsatı buldum, orada gözlerime inanamadım. Forma numaralarının üstünde büyükçe bir 'ÜLKER' yazısı, altlarında ise nispeten daha küçük ebatlarda oyuncu isimleri bulunuyordu. Kısacası Ülker yazısı, oyuncunun adından önemli bir konumdaydı artık. Reklam gereklidir, maddi kaynaktır, ancak değerlerin bu kadar ayaklar altına alınmasına vesile olması üzücüdür. O anda maça formalite icabı bakmaya başladım ve eskilere daldım gittim. 5-6 yaşlarımda babamla maçlara gittiğimizde, merakla beklediğimiz anlardı, oyuncu isimlerinin anons edileceği saniyeler. Yüzde 90 her oyuncu her maç aynı numaralı formayı giyse de, acaba değişik bir durum olacak mı diye beklerdim. Hemen her takımda da bu böyleydi. Fenerbahçe'de 5 numara Oğuz'un, 8 Rıdvan'ın, 11 Aykut'un, Beşiktaş'ta 3 Kadir'in, 7 Feyyaz'ın, 10 Ali'nin, Galatasaray'da 7 Uğur'un,10 Tanju'nun, Trabzonspor'da 3 Ogün'ün, 6 Abdullah'ın formalarıydı misal. Örnekler saymakla bitmez, ancak sırtta ne reklam ne isim, sadece numara yazması çok güzel bir görüntüydü. Önce numara üstüne isim furyası başladı, sonra numaralar 1'den 99'a kadar seçilebilir oldu, ve son hamle de sırtlara büyük birer reklam konması oldu. Artık ne oyuncunun ne de numarasının önemi var eskisi kadar. Önemli olan reklam, önemli olan dış görüntü. Oyuncunun karakteri ve amatör uyguları mı? Onlar çok eskide kaldı. Özlüyorum, özlemeye doyamıyorum.


* Küçük bir hatırlatma; UEFA, 11. madde 4. fıkrada yazan kural gereği, ''Avrupa Kupası maçları''nda numara üstüne reklam konmasını yasakladı. Bundan dolayı Tobol karşısında aynı Ülker yazılarına denk gelmedik Galatasaray formalarında.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder