7 Temmuz 2009 Salı

Sporcu Eşlerini Transfer Etmek


Kulüp yöneticilerimizin transfer dönemlerinde yıllardır menajerlerden neler çektiklerine şahit olduk defalarca. Yöneticiler yabancı oyuncu tranferi için girişimde bulunur, oyuncuyu güçlükle ikna eder, iş imzaya kalmışken birden ortaya oyuncunun menajeri çıkar ve transfer askıya alınır. Böylece kulüpler ya oyuncuya ederinden daha fazla ücret ödemek zorunda kalırlar, ya da bitti gözüyle bakılan bu işten vazgeçerlerdi. Sadece dış transferde değil, ülke içi transferde de durum farklı değildi. Herkesin tamam dediği transfer bir şekilde askıya alınır, mutlaka bir takım pürüzler ortaya çıkardı. Oyuncuyu ikna etmek, çoğu zaman daha kolaydı menajeriyle pazarlık yapmaktan. Ancak artık futbolsever olarak birçoğumuz bu duruma iyice alıştık, menajerlerin aldığı ekstra ücretlere karşı duyarsız hale geldik. Haticenin değil neticenin önemli olduğu ülkemizde, fahiş ücretler ödense de mühim olan işin mutlu sonla bitmesidir malesef. Sorgulamayız işin özünü. Bittiyse tamamdır. Önemli olan sonuçtur. Dediğimiz gibi oyuncuyla kulüp arasına birilerinin girmesi doğal hale gelmiştir. Ancak özellikle son birkaç yıldır, farklı bir engel var kulüp yöneticilerinin önünde. Basında çok kez denk gelmişizdir, 'X oyuncuyla anlaşmaya varıldı, ancak eşi Türkiye'ye gelmek istemiyor' cümlesine. Sporcu eşlerini kulübe transfer edebilmek, sporcunun kendisini transfer etmekten zor hale geldi. Oyuncuların da haklılık payı var elbet. Hayatını birleştirdiği insanın fikrini hiçe sayarak bir başka ülkeye gitmek de kolay değil. Ancak bazı oyuncular var ki, 'hanımköylü' ifadesi bile az gelir onları ifade etmeye. Tamamen teslim olmuştur eşine ve sadece eşinin yaşamak istediği yere transfer olmayı kabul etmektedir. Bu durumda kaybeden yine kulüpler olmaktadır. İstediğiniz oyuncunun ayağına gidiyorsunuz, oyuncu topu menajerine atıyor, o engeli de aştık diyorsunuz, karşınıza çok daha sağlam bir kaya çıkıyor; oyuncunun eşi. Ve ancak bu son engeli aştığınız takdirde oyuncu size imza atıyor. Son olarak Yıldırım Demirören'in Nihat Kahveci'nin eşi Pınar Kahveci'yle yaşadığı diyaloglar malum. Ya da dünyaca ünlü bir yıldız Shevchenko'nun bu derece geri planda kalmasını kendisinden çok eşi Kristen Pazik'e bağlayanların da çokluğu dikkat çekmekte. Örnekler saymakla bitmez. 'Her başarılı erkeğin arkasında mutlaka bir kadın vardır' cümlesini kabullendik ona tamam, ama henüz 'her transfer edilecek oyuncunun önce eşi ile anlaşılacak' cümlesine hazır değil futbol camiası. Eskiden bekar oyuncuyu zaptetmek zor olur diye onların transferinden kaçınan yöneticilerimiz, bu son durumla beraber 'bekarlık sultanlıktır' diyerek yeniden onlara mı sarılacak bekleyip göreceğiz. İşleri hiç ama hiç kolay olmayacak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder