
Ülkemizde yapılabilecek en zor ve stresli işlerden biridir hakemlik. Ülke çapında, spor dalı farketmeksizin, genel bir önyargıyla yaklaşılır hakemlere. Yaptıkları hatalarda hep art niyet aranır, mağlubiyet sonrası mikrofon uzatılan hemen herkes kendi haklarının hakem tarafından yendiğini beyan eder. Çoğu zaman eleştiriler öyle hallere gelir ki, hakkında yorum yaptığımız kişinin de aslında bizler gibi etten kemikten bir insan olduğunu unutuveririz. Avrupa'nın her ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de futbol sezonu sona erdi ve gündemde sadece transfer dedikoduları var. Futbolcularımızın hepsi, kah sahil şeritlerinde kah memleketlerinde sezonun stresini atmaktalar. Ancak futbol dünyasından iki isim, iki hakem, Cüneyt Çakır ve Halis Özkahya, Avrupa'nın iki farklı noktasında Türkiye'yi temsil etmekle ve mesleklerini icra etmekle meşguller. Cüneyt Çakır, İsveç'te düzenlenen Avrupa U21 Futbol Şampiyonası'nda, Halis Özkahya ise Fransa'da düzenlenen Toulon Gençlik Festivali'nde düdük çalıyorlar. Bu ülkelerde bizi temsil eden birer milli takımımız yok, ancak birer hakemimiz düdük çalmaya devam ediyorlar. Herkesin sadece transfer konuşup deniz-kum-güneş üçgeninde tatil yaptığı şu dönemde, bu genç hakemlerimizi alkışlamak en büyük borcumuz olsa gerek. Sezon boyunca eleştirsek de, yerin dibine soksak da, orada birer temsilcimiz bulunmakta. İzlemesek de, duymasak da. Onlar bizim hakemlerimizdir. Tebrikler Cüneyt hoca, tebrikler Halis hoca...


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder